Dengeli Beslenme Planı

21 Eki
besinlerdengeli beslenmeDengeli beslenme planı, size neyi hangi saatte yemeniz gerektiğini söyleyen kesin bir plan değildir. Bu plan, sizin kan şekerinizi kontrol etmenize ve uygun kiloya ulaşıp onu korumanıza yardımcı olan, geniş fakat iyi organize edilmiş bir stratejidir.
İyi bir beslenme planı, aynı zamanda sizin üç temel besin kaynağı (protein, yağ, karbonhidrat), vitaminler ve mineraller arasında sağlıklı bir denge kurmanızı sağlar.

Dengeli beslenme planı, size neyi hangi saatte yemeniz gerektiğini söyleyen kesin bir plan değildir. Bu plan, sizin kan şekerinizi kontrol etmenize ve uygun kiloya ulaşıp onu korumanıza yardımcı olan, geniş fakat iyi organize edilmiş bir stratejidir.

İyi bir beslenme planı, aynı zamanda sizin üç temel besin kaynağı (protein, yağ, karbonhidrat), vitaminler ve mineraller arasında sağlıklı bir denge kurmanızı sağlar.

Dengeli Beslenmede Et, Balık ve Peynir

Et, balık ve peynir alırken yağ miktarlarını kontrol edin. Yağ oranı düşük ürünleri tercih edin. Ürün %10’dan daha fazla yağ içermemelidir.Eğer daha yağlı bir ürün seçtiyseniz, küçük porsiyonlar yemelisiniz.

Dengeli Beslenmede Ekmek ve Tahıllar

Ekmek ve tahıl ürünlerinin lif ve şeker miktarlarını kontrol edin. Lif oranı yüksek, şeker oranı düşük ürünleri tercih edin. Yüksek lifli ekmekler, 100 gr’da 6 gr’dan fazla lif içermektedir.

Liflerin suda çözünen ve çözünmeyen iki çeşidi vardır. Suda çözünen lifler, karbonhidratların emilimini ve kana geçişini geciktirir. Böylece yemekten sonra kan şekerinin artışı gecikir. Çavdar ve yulaftan yapılan ekmekler, suda çözünen lifler açısından zengindir. Suda çözünmeyen lifler ise kabızlığı önlemek açısından size yardımcı olabilir. Beyaz ekmek ve mısır gevreği, suda çözünmeyen lifler açısından zengindir.

Dengeli Beslenmede Tereyağı, Margarin ve Sıvı Yağlar

Bu ürünleri kullanacaksanız içerdikleri yağın kalitesini göz önüne almalısınız. Bitkisel yağları kullanmak, doymamış yağ oranının yüksekliği açısından daha sağlıklıdır.  Zeytinyağı ve ayçiçek yağı, yemek pişirmede ya da salatalarınız için idealdir. Tereyağı kullanmak isterseniz ekmeğinize çok az sürerek kullanın.

Dengeli Beslenme ve Süt Ürünleri

Süt ürünlerinin, yağ ve şeker oranlarını kontrol edin. Krema ve diğer çok yağlı süt ürünlerini kullanmaktan kaçının.

Pek çok yoğurtlu ürün yüksek miktarda şeker katkısı içermektedir. Eğer yoğurdunuzu tatlı yemek istiyorsanız, doğal yoğurdun içine favori meyvenizi taze veya konserve olarak ekleyin. Eğer konserve kullanırsanız, şeker katkısı içermeyen çeşitlerini tercih edin.

Davranış Bozukluğu

17 Eki
İngiltere’de her 10 çocuktan biri davranış bozukluğu sergiliyor. Bu duruma yol açan faktörlerin başında ise ebeveynlerin boşanma oranları, artan alkol tükemi ve bunaltan rekabet hissi geliyor.
Ebeveynler arasında boşanma oranlarının artması, gençler arasında alkol tüketiminin yükselişe geçmesi ve çocuklar arasındaki yoğun rekabet, davranış bozukluklarının son 30 yılda 2 kat artmasına neden oldu. İngiliz doktorlar, çocukların akıl sağlığının korunması için dengeli beslenme ve sporun önemine dikkat çekiyor.
İngiliz Tıp Derneği Bilim Kurulu’nun hazırladığı rapor, İngiltere’de 10 ila 15 yaşlarındaki çocuklarda görülen davranış bozuklukarının tedavi gerektirecek seviyelere ulaştığını ortaya koydu. Ülkede her 10 çocuktan birisi, davranış bozuklukları segiliyor.
Rapora göre davranış bozuklukları toplumun bütün kesimlerinden gelen çocuklar için geçerli.
Bu duruma yol açan faktörlerin başında ise ebeveynlerin artan boşanma oranları, gençler arasında artan alkol tüketimi ve bunaltan rekabet hissi geliyor.
Peki söz konusu faktörlerin son 30 yılda ikiye katlanması ne gibi sonuçlar doğurdu? Çocukların hırsızlık yapması, yalan söylemesi, söz dinlememesi ve uykusuzluk en çok artış gösteren davranış bozuklukları olarak gösteriliyor. Bununla birlikte aşırı saldırganlık, hayvanlara zarar verme gibi istenmeyen davranışlara da sıkça rastlanıyor.
Bu çocuklar “anormal” değil. Davranış bozuklukları görülen çocukların anormal olduğunun düşünülmesi ve yeterli uzman bulunmaması ise sorunların artmasına neden oluyor.
Erken yaşta bu tür sorunlarla karşılaşan insanların duygusal gelişimlerinin tamamlanmadığını belirten yetkililer, düzenli ve dengeli beslenmenin yanı sıra akıl sağlığı açısından sporun önemini vurguluyor.

İngiltere’de her 10 çocuktan biri davranış bozukluğu sergiliyor. Bu duruma yol açan faktörlerin başında ise ebeveynlerin boşanma oranları, artan alkol tükemi ve bunaltan rekabet hissi geliyor.

Ebeveynler arasında boşanma oranlarının artması, gençler arasında alkol tüketiminin yükselişe geçmesi ve çocuklar arasındaki yoğun rekabet, davranış bozukluklarının son 30 yılda 2 kat artmasına neden oldu. İngiliz doktorlar, çocukların akıl sağlığının korunması için dengeli beslenme ve sporun önemine dikkat çekiyor.

İngiliz Tıp Derneği Bilim Kurulu’nun hazırladığı rapor, İngiltere’de 10 ila 15 yaşlarındaki çocuklarda görülen davranış bozuklukarının tedavi gerektirecek seviyelere ulaştığını ortaya koydu. Ülkede her 10 çocuktan birisi, davranış bozuklukları segiliyor.

Rapora göre davranış bozuklukları toplumun bütün kesimlerinden gelen çocuklar için geçerli.

Bu duruma yol açan faktörlerin başında ise ebeveynlerin artan boşanma oranları, gençler arasında artan alkol tüketimi ve bunaltan rekabet hissi geliyor.

Peki söz konusu faktörlerin son 30 yılda ikiye katlanması ne gibi sonuçlar doğurdu? Çocukların hırsızlık yapması, yalan söylemesi, söz dinlememesi ve uykusuzluk en çok artış gösteren davranış bozuklukları olarak gösteriliyor. Bununla birlikte aşırı saldırganlık, hayvanlara zarar verme gibi istenmeyen davranışlara da sıkça rastlanıyor.

Bu çocuklar “anormal” değil. Davranış bozuklukları görülen çocukların anormal olduğunun düşünülmesi ve yeterli uzman bulunmaması ise sorunların artmasına neden oluyor.

Erken yaşta bu tür sorunlarla karşılaşan insanların duygusal gelişimlerinin tamamlanmadığını belirten yetkililer, düzenli ve dengeli beslenmenin yanı sıra akıl sağlığı açısından sporun önemini vurguluyor.

Beslenme ve Diyetetik

17 Eki
beslenmebeslenmebeslenmeDoğumdan itibaren bireyin beslenme şekli, bazı hastalıkların oluşma riskini arttırabilmekte veya çocuk ölüm nedenlerini oluşturan birçok hastalığın temelinde beslenme yetersizliği sorunu görülmektedir. Bu nedenle döllenmeden başlayarak büyüme ve gelişmenin tamamlanmasına kadar uzanan değişik dönemlerde; organizmanın anatomik, fizyolojik ve psikolojik özelliklerinin bilinerek beslenme ilkelerinin uygulanması ve daha erken yaşlarda doğru beslenme alışkanlıklarının kazandırılması çok önemlidir. Ayrıca gerek gebe gerekse emzikli anne beslenmesinin, annenin ve bebeğin sağlığındaki önemi tartışılmazdır.
Bebeklikten başlayarak her yaş grubunda görülebilen çeşitli hastalıklar nedeniyle ortaya çıkan beslenme ve metabolizma ile ilgili bozuklukları azaltmak, ilerlemesini önlemek ve iyileşmeye yardımcı olmak amacıyla normal beslenme şeklinde yapılan değişikliklere “Diyet Tedavisi” denir. Diyet: bireyin yaşına, cinsine, vücut yapısına, beslenme alışkanlıklarına, fiziksel aktivitesine, sosyo-ekonomik koşullarına göre ve uygun besin hazırlama ve pişirme yöntemleri kullanarak düzenlenmelidir. Zira özellikle çocukluk çağında veya daha ileriki yaşlarda tanısı konulan ve tedavisine başlanan kronik, endokrin, metabolik ve malabsorpsiyon hastalıklarından pekçoğu ilaç tedavisinin yanısıra ve hatta bazen tek başına yaşam boyu diyet tedavisi ile düzeltilebilmektedir. Bu nedenlerle gerek çocuk, gerekse yetişkin hastaların hızlı ve etkin şekilde tedavisinde ve sağlıklı bir yaşam sürmesinde diyetetik biliminin büyük bir önemi vardır. Bu doğrultuda hastalıklara yönelik diyetetik ürünlerinin üretimine yönelik teknolojik gelişmelerin sürdürülmesi gerekmektedir. Bu gelişmeler diyetetik ürünlerinin ülkemizde üretimine öncelik verecek yurtdışına bağımlılığı da engelleyecektir

Doğumdan itibaren bireyin beslenme şekli, bazı hastalıkların oluşma riskini arttırabilmekte veya çocuk ölüm nedenlerini oluşturan birçok hastalığın temelinde beslenme yetersizliği sorunu görülmektedir.

Bu nedenle döllenmeden başlayarak büyüme ve gelişmenin tamamlanmasına kadar uzanan değişik dönemlerde; organizmanın anatomik, fizyolojik ve psikolojik özelliklerinin bilinerek beslenme ilkelerinin uygulanması ve daha erken yaşlarda doğru beslenme alışkanlıklarının kazandırılması çok önemlidir. Ayrıca gerek gebe gerekse emzikli anne beslenmesinin, annenin ve bebeğin sağlığındaki önemi tartışılmazdır.

Bebeklikten başlayarak her yaş grubunda görülebilen çeşitli hastalıklar nedeniyle ortaya çıkan beslenme ve metabolizma ile ilgili bozuklukları azaltmak, ilerlemesini önlemek ve iyileşmeye yardımcı olmak amacıyla normal beslenme şeklinde yapılan değişikliklere “Diyet Tedavisi” denir.

Diyet: bireyin yaşına, cinsine, vücut yapısına, beslenme alışkanlıklarına, fiziksel aktivitesine, sosyo-ekonomik koşullarına göre ve uygun besin hazırlama ve pişirme yöntemleri kullanarak düzenlenmelidir.

Zira özellikle çocukluk çağında veya daha ileriki yaşlarda tanısı konulan ve tedavisine başlanan kronik, endokrin, metabolik ve malabsorpsiyon hastalıklarından pekçoğu ilaç tedavisinin yanısıra ve hatta bazen tek başına yaşam boyu diyet tedavisi ile düzeltilebilmektedir.

Bu nedenlerle gerek çocuk, gerekse yetişkin hastaların hızlı ve etkin şekilde tedavisinde ve sağlıklı bir yaşam sürmesinde diyetetik biliminin büyük bir önemi vardır.

Bu doğrultuda hastalıklara yönelik diyetetik ürünlerinin üretimine yönelik teknolojik gelişmelerin sürdürülmesi gerekmektedir. Bu gelişmeler diyetetik ürünlerinin ülkemizde üretimine öncelik verecek yurtdışına bağımlılığı da engelleyecektir

Kaynak: Dorahospital

BİLGİ HATTI

444 10 49

Diyet Nedir?

16 Eki
Diyet insanın yaşam sağlığını koruyarak yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığıdır.Hangi besin değerlerinden ne kadar tüketmeniz gerektiği protein, vitamin ve mineral dengesinin ne şekilde korunacağı tamamen diyetisyenler tarafından hazırlanan bir program ile belirlenmelidir.
Aslında diyet için yaşam tarzı demek çokta yanlış olmaz.Çünkü diyet yapmakta ki amaç sağlıklı beslenmek ve zinde kalabilmek olduğu için kişinin başlıca ihtiyaçları da uzun dönemli bir sağlıklı yaşam standartıdır.Diyet çoğu insan tarafından zayıflama ve kilo kaybı yaşama şeklinde düşünülen yanlış bir beslenme şeklidir. Aslında çoğu insanın kafasındaki ” diyet “tanımı için beslenmeme ifadesini kullanmak yerinde olabilir. Çünkü diyet yapmaya karar veren kişi önyargılıdır.Ve daha diyete başlamadan önce hangi besinden ne kadar tüketmesi gerektiği ile ilgili kesin bir bilgisi olmadığı için sürekli aç kalarak diyet yapacağını düşünür. Kişide oluşan açlık duygusu yada açlığa dayanma süresi boyunca diet e harfiyen uyulur ; fakat çoğu diyet bilinçsizlik yüzünden yarıda kalarak başarısızlıkla sonuçlanabilir.
Diyet yapmak çoğu zaman oldukça güç olabilir. Çünkü diyete başlayan kişininöncelikle kendini psikolojik olarak bu değişime hazırlaması gerekir. Bunun yanısıra ailenin de destek vermesi ve diyeti n olumlu sonuçlanması için oldukça önemlidir. Zayıflama yada şişmanlama durumu genel olarak kişinin psikolojisi ve ruh hali ile ilgilid e olabilir. Mutsuz yada ruhsal olarak problemli olan bireyler çoğu zaman daha fazla ve sık yemek yerler.Yada bunun tam tersi az veya hiç yememe durumuda söz konusu olabilir. Hatta gece uykudan kalkarak sürekli yemek yiyen kişiler ertesi gün uyandıklarında bunu hatırlayamabilir. Bu sepeple
aşırı şişmanlık yada zayıflık durumlarında mutlaka psikolojik neden araştırılmalı sonuca ulaştırıldıktan sonra da konuya hakim uzman diyetisyen lere başvurulmalıdır.

Diyet insanın yaşam sağlığını koruyarak yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığıdır.Hangi besin değerlerinden ne kadar tüketmeniz gerektiği protein, vitamin ve mineral dengesinin ne şekilde korunacağı tamamen diyetisyenler tarafından hazırlanan bir program ile belirlenmelidir.

Aslında diyet için yaşam tarzı demek çokta yanlış olmaz.Çünkü diyet yapmakta ki amaç sağlıklı beslenmek ve zinde kalabilmek olduğu için kişinin başlıca ihtiyaçları da uzun dönemli bir sağlıklı yaşam standartıdır.Diyet çoğu insan tarafından zayıflama ve kilo kaybı yaşama şeklinde düşünülen yanlış bir beslenme şeklidir.

Aslında çoğu insanın kafasındaki ” diyet “tanımı için beslenmeme ifadesini kullanmak yerinde olabilir. Çünkü diyet yapmaya karar veren kişi önyargılıdır.Ve daha diyete başlamadan önce hangi besinden ne kadar tüketmesi gerektiği ile ilgili kesin bir bilgisi olmadığı için sürekli aç kalarak diyet yapacağını düşünür. Kişide oluşan açlık duygusu yada açlığa dayanma süresi boyunca diet e harfiyen uyulur ; fakat çoğu diyet bilinçsizlik yüzünden yarıda kalarak başarısızlıkla sonuçlanabilir.

Diyet yapmak çoğu zaman oldukça güç olabilir. Çünkü diyete başlayan kişininöncelikle kendini psikolojik olarak bu değişime hazırlaması gerekir. Bunun yanısıra ailenin de destek vermesi ve diyeti n olumlu sonuçlanması için oldukça önemlidir.

Zayıflama yada şişmanlama durumu genel olarak kişinin psikolojisi ve ruh hali ile ilgilid e olabilir. Mutsuz yada ruhsal olarak problemli olan bireyler çoğu zaman daha fazla ve sık yemek yerler.Yada bunun tam tersi az veya hiç yememe durumuda söz konusu olabilir. Hatta gece uykudan kalkarak sürekli yemek yiyen kişiler ertesi gün uyandıklarında bunu hatırlayamabilir. Bu sepeple

aşırı şişmanlık yada zayıflık durumlarında mutlaka psikolojik neden araştırılmalı sonuca ulaştırıldıktan sonra da konuya hakim uzman diyetisyen lere başvurulmalıdır.

Kaynak:Dorahospital

DETAYLI BİLGİ İÇİN

444 10 49

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.